ANASAYFA
KİTAPLARI RABARBA Küçürek Hikayeler

Mehmet Ballı’nın Kaleminden Edebiyatın En Yenisi; Küçürek Hikayeler…


ISBN: 9786058250475
Halk Edebiyatı Dergisi Yayınları
128 Sahife
2018 | İstanbul

Fiyatı: 16 TL


      Bu kitabın arka kapağında yer alan görselde, tıpkı bir heykeltıraşın yonttuğu heykelin evreleri gibi; Edebiyat’ ta da düz bir yazının merhalelerden geçerek edebi bir kıvama gelmesiyle oluşan Küçürek Hikaye; en kısa cümleyle, yoğun duyguların arı-duru kelimelerle kurgusal bir derinlikte anlatılarak, okuyucunun zihninde birkaç ihtimal çıkartmasını sağlayan edebiyatın gürbüz çocuğudur.

      “Çizmelerimi çıkartayım mı, ambulansın sedyesi kirlenmesin!..”

      1970’lerden itibaren sinemanın hayatımıza girmesi ile kalemin yerini kamera; yazının yerini görsellik aldı. Edebiyat da bu minvalde postmodernizme girdi. Dolayısıyla yüzlerce sayfalık romanların yerini artık daha kısa hikâyeler almak zorunda kaldı.

       İnsanoğlu bugün, hızlı yiyor, hızlı konuşuyor ve hızlı düşünüyor! Kentleşme olgusunda meydana gelen değişimlerin vurgulandığı bir süreçteyiz; hız ve haz/sızlık...

    Biz de aynamızı sokağa tutarak, sosyal hayatın içinde cereyan eden olayları edebiyatın tezgâhında yeniden kurguladık.

     ‘RABARBA’ mana itibariyle ‘uğultu’ anlamına gelen, sanatsal bir derinliği olan ve edebiyatta senaryo yazarlarınca kullanılan özel bir kelimedir. Sessiz kalabalıklardaki her birinin uğultusunu ifade eden Rabarba isimli bu kitabımız; iki yüz elliden fazla küçürek hikayenin yer aldığı ve uzun soluklu bir çalışmanın ürünü olup, Türk Edebiyatı adına ve okurlarımıza hayırla…

KİTABI EN KOLAY TEMİNİ:
http://halkedebiyatidergisiyayinlari.com/mehmet_balli_kitaplari.html

METAMORFOZ u kolay temin edebileceğiniz online kitap marketleri linkleri :
D&R... |Halkader,Kitapnehri, Final, idefix, kitapyurdu, beyazadam, nt, ... tüm internet kitapmarketler ve büyük kitapçılarda..


 

Küçürek Hikâye Nedir?


Günümüz hayatının birçok alanda sadeleştirmenin yanı sıra, o alanın içinin boşaltılması, kolay tüketilir hale gelmesine sık sık rastlar olduk ne yazık ki!
Kültür Sanat ve Edebiyat’ta da böyle…

Öyle yazılar geliyor ki şimdilerde biz dergi editörlerine; şiir mi, deneme mi, hikâye mi, ayırt edemiyoruz! Bugün iç içe geçmiş duyguları kuytudan çıkartacak yeni bir edebi akıma ihtiyaç var sanki!..

1970’lerden itibaren sinemanın hayatımıza girmesi ile kalemin yerini kamera; yazının yerini görsellik aldı. Edebiyat da bu minvalde postmodernizme girdi. Dolayısıyla yüzlerce sayfalık romanların yerini artık daha kısa hikâyeler almak zorunda kaldı. Bunun ilk farkına varan Ernest Hemingway oldu, “satılık: bebek ayakkabıları, hiç giyilmemiş…”  hikâyesi ile. İnsanlar artık, otobüste, yolda, işte hayatın hızlı akışına paralel hikâyeleri okumaya başladı ve Edebiyat yazınları da bu paralelde hızlandı…

En kısa cümlede, arı-duru ama duygu yoğunluğu ile kurgusal bir derinlikte anlatılan hikâyeye ‘Küçürek Hikâye’ ya da ‘Minimal Öykü’ diyoruz.

Küçürek Hikâye; özlü söz, aforizma, şiirsel ya da fıkra değildir.
Küçürek hikâyeye, aklın zıplaması diyebiliriz.

Küçürek hikâye, insanın zihninde birçok ihtimal uyandıran, biraz duygusal, aynı hikâyeden birkaç ihtimal çıkabilen, tek doğrunun olmadığı, isteyenin istediği şekilde anlam verebildiği, ucu açık hikâyelerdir.
Küçürek öykü yazarı sıradan, ama yoğun ve özgün yaşantıları daha çok simgesel düzeyde bize yansıtır.
Daha çok 20.yy’ın son çeyreğine yakın bir zamandan itibaren yoğun bir şekilde öne çıkan küçürek hikâye/öykü, dünya edebiyatında, geleneksel hikâyecilerden Hintli Beydaba, Yunan Ezop, İranlı Sadi Şirazi ve bizde Mevlâna’nın eserlerinde bu tür kısa özlü hikâyeleri görebiliyoruz. Günümüz modern ögelerinde ise ‘Minimal Öykü’ olarak evirilmiş ve  Ernest Hemingway, Borges, Dino Buzzati … gibi isimlerle bugün itibar görmüştür.
Bizim Türk yazarlarımızdan az da olsa bu alanda eser verenler oldu.

Uzun zamandır benim de kafamı meşgul eden ve ara ara aklıma geldikçe not ettiğim minimal öyküler artık bir kitap basacak seviyeye ulaşınca, bu 12 senelik emeğimizi okuyucularımızın istifadesine sunalım istedik.
‘R A B A R B A’ adlı Küçürek Hikaye kitabımız çıktı. Türk Edebiyatı adına ve okuyucularımıza hayırlı olsun.
Bu küçürek öykülerimizden bazılarını zaman zaman sosyal medyadan paylaştıklarımızdan da oldu. Bu bakımdan yeni çıkan kitabımızdaki bazı hikayelerin okuyucuya tanıdık gelmesi yine biz kaynaklıdır ve bizden dağılmıştır; sabırsızlığımızdan.

Batı’nın ve onun taklitçilerinin bel altı yazıları ile toplumda yatak odasına tuttukları aynayı biz sokağa çevirdik, yani sosyal hayatın ta kendisine…

Rabarba’nın kapağında da görüldüğü gibi, tıpkı bir heykeltıraşın yonttuğu heykelin evreleri gibi; Edebiyat’ ta da düz bir yazının merhalelerden geçerek edebi bir kıvama gelmesiyle oluşan Küçürek Hikaye; en kısa cümleyle, yoğun duyguların arı-duru kelimelerle kurgusal bir derinlikte anlatılarak, okuyucunun zihninde birkaç ihtimal çıkartmasını sağlayan edebiyatın gürbüz çocuğudur.

“Çizmelerimi çıkartayım mı, ambulansın sedyesi kirlenmesin!..”

‘RABARBA’ manası itibariyle sanatsal bir derinliği olan, ‘uğultu’ anlamına gelen ve edebiyatta senaryo yazarlarınca kullanılan, özel bir kelimedir. Mehmet Ballı

 


 

CÜNEYT KİTABEVİ
SAHAFLAR
Beyazıt | İstanbul

  hepsiburada.com kitapyurdu.com
 
tüm internet online kitap satış sitelerinde | .... ve tüm internet kitap satış mağazalarında