ANASAYFA
MAKALELERİ
ARAŞTIRMA-MAKALESİ / Mehmet BALLI

Duble Yolumuz Tamam Peki Kümbet Ovasına Proje ne Zaman?..

Artık bizim memleketimizden çift gidiş-çift gelişli büyük oto yol geçiyor.
1976 yılında programa alınan ve 30 yıl önce başlatılan toplam uzunluğu 420 kilometreyi bulan yol, nihayet  Ak Parti Hükümetinin “Duble Yol Projesi” dahilinde bitirildi..
Evet evet yanlış duymadınız hala inanmak istemeyenler için müjdeler olsun ki Temmuz 2009 tarihi itibarıyla Samsun -Ankara Oto yolu açıldı.
Nihayet Karadenizli en kestirme yoldan Ankara ulaşacak.

Yapımı yılan hikayesine dönen yol için neler yazıldı, neler söylendi neler yapıldı neler…
Bu yolu kullanacak olan Zile- Alaca yöresi içinde önem arz etmekteydi. Bu nedenle yolun uzun yıllardır tamamlanması yüzünden çeşitli defalar yol protestolarla gündeme gelmişti. Zile TV Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Gülbasar, kimi zaman TV çalışanları ile kazma kürek çalışarak protesto ederken, eşek sırtına binerek “Yolun Sonu Görünmüyor” pankartı ile yaptığı eylemde dikkat çekmişti.
Şimdi ise 20.05.2009 tarihinde, halk oyunları ekipleri ve mehteran eşliğinde Zile ilçe merkezinde caddelerde davul-zurna eşliğinde gezdirilen devenin üzerine, ''Zile-Alaca-Ankara yolu, Ben bu yola kurbanım'', ''40 yıllık rüyamız gerçek oldu'' gibi dövizler asılı gezdirildi. Sonunda deve kurban edilerek yol törenle açıldı

Ankara-Samsun Oto Yolu Yozgat’ımız sınırları içerisinden 100 km si yani Kümbet Ovasından geçmektedir.

2008 yılında, Ankara-Samsun yolunun tamamlanması için Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım’ın öncülüğünde bir toplantı yapılır. Samsun Milletvekillerinin koordinasyonluğunda Samsun'un yanı sıra Ordu, Giresun, Tokat, Amasya, Çorum ve Kırıkkale illerinden milletvekillerinin de katıldığı toplantıda bu yolun bitirmesi kararlığı açıklanır. Ama dikkatinizi çekiyorum Yozgat Milletvekillerimiz yok. (02.05.2008 tarihli Samsun İHA Muhabirinin haberine göre)..
Toplantı sonunda açıklama yapan AK Parti Samsun Milletvekili Suat Kılıç, Ankara-Samsun arasında yapımı devam eden duble yol çalışmalarının 2009 yılı sonuna kadar tamamlanacağını  ve  “Karadeniz Sahil Yolu gibi Türkiye'nin en önemli ulaşım hatlarından biri  olan Ankara-Samsun yolunun da bitirilmesi AK Parti iktidarına nasip olacak” demişti..
Öylede oldu teşekkür ediyoruz. Onca hükümetlerin yıllardır es geçtiği bu koca yol nihayet duyarlı Başbakanımız ve Ulaştırma Bakanımızın direk ilgilenmeleri ile bitirildi..

Karadeniz insanı  en kısa mesafeden, Ankara, Kırıkkale Çorum, Alaca Aydıncık,Kazankaya, Bazlambaç, Zile Tokat üzerinden gidip gelecekler. Yani Bazlambaç Kümbet Ovasının altın sarısı buğday başaklarının ve  Dünyanın en iri Soğanlarının yetiştirildiği yemyeşil Kazankaya tarlalarının arasından geçip gidecekler. Onlara hayırlı olsunda bizede hayır getirsin inşallah.

Kümbet ovasını kullanan beldelerimizin Resmi yada özel tüm yetkililerinin proje üretmelerini ve bölgeyi canlandıracak açılımlar yapmalarını bekliyoruz..
Çekerek, Aydıncık, Bazlambaç, Kazankaya başta olmak üzere tüm yöre halkının bu büyük otoyoldan faydalanması gerekir. Zira İpekyolu güzergahında ilmin, kültürün ve ekonominin nasıl geliştiğini düşünürsek, yıllardır geri kalmış bu yöremizin artık bu büyük otoyolun nimetlerinden faydalanması için bir fırsat olduğunu düşünüyorum..

Bir süre önce kendi web sitemdeki projelerim arasında yer alan Bazlambaç Dinlenme Tesisleri  üzerinde durulmalıdır. Zira bu yol Türkiye’nin ana damar yollarından biridir. Orta ve uzun vadede çok sayıda otonun geçeceği transit bir yoldur. Henüz yeni bitirilen bu güzergah üzerinde büyük kapsamlı dinlenme tesisleride yoktur. Samsun-Ankara Oto Yolu üzerinde en uygun tesis yapılacak yerse Bazlambaç arazisi üzeridir. Irmağın yanı başında Ormanın eteğinde harika bir tesis yapılabilir. Ve Onlarca Bazlambaçlı istihdam edilir. Tesis yanına kurulacak dükkanlarda, Kümbet Ovasında yetiştirilen ürünlerin en uygun fiyata pazarlanması daha da kolaydır.  
Endişem odurki, her işi ciddiye almadığımız gibi bu fırsatıda kaçırırsak bakın göreceksiniz elin yabancısı gelip yapar. Bizim insanımızda baka kalır. Aynen şuan taşınan Bazlambaç Mermerlerimiz gibi..Benden söylemesi. Biz vebal gereği uyaralımda gerisi hemşehrilerimin yürekliliğine kalmış..

Bugünden yatırıma başlanarak yarınların refahının önünü açabilecek heyecanı taşıyan müteşebbisleri şimdiden kutluyorum.


Mehmet BALLI-Araştırmacı-2008


Kınalı Kuzular...

Biliyorsunuz ben Yozgat’lıyım. Bizim halkımız ülkenin bir çok ilinden daha fakirdir. Öyle Avrupa’nın yolu Yozgat’tan falanda geçmez.. Yaz kış, gece gündüz toprağında çalışır sonrada Allah ne verdiyse kanat edip yer, yoksa da yemeden yatar. Bizim insanımız merttir, en milliyetçidir, tam bir Anadolu çocuğudur…
Sokak lambasının ışığı ile ders çalışarak okuyan önemli siyasetçimiz Cemil ÇiÇEK, Ekonominin Profesörü Osman ALTUĞ, Medyanın çok kıymetli editörlerinden Taha AKYOL  gibi Yiğitler Harman olmuştur Bozok yaylalarında..

Kurtuluş savaşında da en ön cephelerde savaşan bizim Yozgatlıların hikayeleri dolaşır. Varya o hani anlatılan Kınalı Kuzular.İşte bir tane de bizde varmış bir kınalı kuzumuz..

Yozgat’ımızın  Sorgun ilçesinin Karayakup köyünden cepheye gelen Murat asker, bölükteki tıbbiye öğrencilerinden Şükrü Onbaşıya  bir mektup yazdırır :
“Anacığım kardeşlerimi askere gönderirken başına kına yakma…
Zabit efendi bana sordu cevap veremedim.
Kardeşlerim de cevap veremeyip mahçup olmasınlar.”
Bir müddet sonra Asker Murat’ın anasından cevabi mektup yetişir :
“Ey oğul, gözümün nuru Murat’ım ! Zabit efendiye selam söyle…
Biz kurbanlık koçları kınalar öyle kurban ederiz. Sen dört kardeşin arasında kurbansın. Sen İsmail’sin(as).
Sen orada şehit olacaksın inşaallah.
Kurbanlık koçlar nasıl kınalanırsa, ben de onun için senin saçını kınalayıp gönderdim.”
Ve mektup Çanakkale’de Asker Murat’a ulaştığında, Asker Murat’ın kınalı başı çoktan Allahın a kurban gitmiştir bile…
…….
Üç şeye kına yakılırdı o zamanlar,
Gelinlik kıza. Gitsin ailesine, çocuklarına kurban olsun diye.
Kurbanlık koça. Allah‘a kurban olsun diye.
Askere giden yiğitlerimize. Vatana kurban olsun diye.

Ve hafızamı zorlayan kimi Çanakkale ile ilgili satırları şöyledir....

Mustafa Kemal, Orduya hücum emri veriyor,
Sonra komutanı çağırıyor ve ‘Anladın mı emri evladım’,
Diye soruyor..
’İyi anladım komutanım, bize ölmeyi emrediyorsunuz’ diyor…
Sonra devam ediyor,
‘Uzaklardan Çocuklarını gönderen anneler,
Onlar artık bizim evladımız olmuştur,
Bu topraklar için vuruşup, bu topraklar için ölmüşlerdir’…
……..
Çanakkale Mehmet Akif’in dediği gibidir,
‘Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer.
Bedrin aslanları ancak, bu kadar sanlı idiler’..der..
……
İngilizler ki okadar inanmışlar,
Çanakkale için,
Adlarına para bile basmışlar,
…….
Çanakkale var yada yok olma gibiydi,
Son kaleydi,
Ya Düşseydi,
…..
Ne insan hikayeleri vardır bu Çanakkale de,
Kınalı Aliler, Seyit Onbaşılar..
….
Kurşun yok süngülerle çarpıştılar,
Elbise yok, Sivillerle savaştılar,
Ekmek yok, çarıklarını yiyip,
Yalınayak cepheye koştular…
….
Hey onbeşli onbeşli Ali,
Tokat yolları taşlı, dikenli,
Onbeşliler askere gidiyor,
Kızların bacıların gözü yaşlı,
Anaların bağrı ataşlı,
Babalar yaşlı..
….
Allah bizlere bir daha böyle Çanakkaleler yaşatmasın, Aziz şehitlerimizin ruhu şad olsun..
Mehmet BALLI-2009 Araştırmacı Yazar..


Bu site hiç bir şekilde ticari kazanç sağlamamaktadır.