ANASAYFA
ETKİNLİK Abbara Kahve Tarihi Roman Söyleşisi

Abbara Kahve -Tarihi Roman- Söyleşimiz

Mehmet Ballı tarafından 11 Kasım 2017 

           Gönül olmayan yerde muhabbet olmazmış, gönlünüze bereket…              
           Eleştiri yapıcı mutluluk hoşnutluğudur. Bir eleştiri ile başlayalım güzel yazımıza; Biri bir dergi çıkartıyor, daha ilk sayısında ortalığı ayağa kaldırıyor, hani bir yumurta yumurtlayıp dokuz köyü…
Efendiler Edebiyat ciddi iştir, arkanıza tanındık isimleri alarak rüzgar yaparsanız bir yere kadar! Sonra savrulur ve dergiler çöplüğünde bulursunuz kendinizi!.. Yine de popülerliğinize saygı ile…
           Peki biz ne yapıyoruz; geçmişin geleneksel değerleri -Yunus’un dili- ile, günümüzün modern öğelerini birleştirerek, -dergimizde yer verdiğimiz genç dimağlarla- geleceğe birlikte yürümeyi misyon edindik. Evet, adımlarımızı bugün küçük gibi gözükebilir, lakin hedefi büyük olanların zirveye ulaşması ağır ve derinden olur.
Halk Edebiyatı Dergisi 21.sayısına ulaştı farkında mısınız! Daha nice sayılara bereketle, inşallah…
           İşte bizler; hiçbir cemaat, cemiyet, siyaset, şirket, rantçı vs. yi arkamıza almadan temiz gayretlerimizle yürüdüğümüz bu kutlu yolda halkı edebiyatla buluşturmaya devam ediyoruz.

           İlkini, Orhan Kemal İl Halk Kütüphanesi'nde, İkincisini Birlik Vakfın'da ve Üçüncüsünü Türkiye Yazarlar Birliği Sultanahmet'te gerçekleştirdiğimiz;  Halk Edebiyatı Dergisi Söyleşilerinin devamı olan ve yine iki hafta önce, Hikâyeci Faruk Yılmazer’in konut olduğu Abbara Kahve Söyleşileri devam ediyor.  
           Üsküdar Meydanına yakın mesafede nezih bir mekân olan Abbara Kahve’de, artık her 15 günde bir bu söyleşilerimiz devam edecek. Bu haftaki söyleşi konuğu Tarihi Roman üzerine çalışan bendeniz idim. Moderatörlüğümü Halk Edebiyatı Dergisi emektarlarından olan Zeynep Özsarı’nın üstlendiği Söyleşinin konusu “Tarihi Roman” idi.

           Saat:19.00 da başlayan programa katılım yoğun idi. Moderatör Zeynep Özsarı’nın, konukları selamlamanın ardından, “Halk Edebiyatta Birleşecek misyonu ile yola çıkan Halk Edebiyatı Dergisi, edebiyatın iyi konu ve konukları ile halkı buluşturmaya devam ediyor” sözleri ile başlattığı programda, bendeniz -Yazar Mehmet Ballı- kısa özgeçmişini takdim ettikten sonra “Tarihi roman üzerine çalışıyorsunuz, tarihi roman nedir, onu diğerlerinden ayıran özellikler nelerdir? Diye ilk sorusunu sordu.
           Bendeniz bu soruya, “Roman, büyük bir edebiyat kanalıdır aşkın sesini yansıtabilmek ve barışın dilini kullanabilmek adına. ütRoman, olmuş ya da olabilir nitelikteki olayları ve konuları ele alan edebî türdür. Roman da kendi arasında Fantastik Roman,  Polisiye Roman, Tarihi Roman gibi türlere ayrılır. İşte konusunu tarih ve tarihi olaylardan alan ve anakronik sapma olmadan anlatan türe Tarihi Roman diyoruz. Roman Edebiyatın omurgasıdır. Edebiyatın en zoru ama en önemli eseri romandır. Roman Nesrin en tehlikeli vasıtasıdır. Çünkü tekniğinde yazılmazsa ya ‘Deneme’ olur ya da ‘Hikâye’. Tarihi Roman ise çok daha zor, ciddi ve büyük edebi eserdir. Bu yüzden yüzlerce romancı vardır etrafınızda lakin tarihi romancı sayısı bir elin parmaklarını geçmez! tarihi roman asri zamanların duygu hafızasıdır. Tarih ve Edebiyat bir biriyle alışveriş yapar ve diyebilir ki, tarihi roman, Tarih ile Edebiyatın izdivacından doğar. Tarihi roman yazmak için, önce yetenek, sonra işin tekniğini öğrenmek gerekir. Zaman Mekân, Dil ve Üslup kuralına dikkat etmek gerekir. Birde araştırma yapmak! Tarihçiler tarihin fotoğrafını çeker, tarihi romancılar ise o fotoğrafa bakarak resmederler.” Diye başladığım söyleşiye, tarihi roman yazmanın inceliklerini anlatıp akılda kalıcı örnekler verdim.

           Moderatör Zeynep Özsarı’nın sorduğu; “Tarihi roman niçin önemli? Tarihi roman yazmak isteyenlere ne gibi tavsiyeleriniz olabilir? Engere tarihi romanınızı okudum ilginç bir hikâyesi var, anlatabilir misiniz? Gibi sorularına içtenlikle cevap verdikten sonra, Soru-Cevap bölümüne geçildi ve dinleyicilerin tarihi roman üzerine merak ettikleri sorularını terlemeden cevapladım.

           Programın ikinci bölümünde, başta Halk Edebiyatı Dergisi yazarları ve okurları olmak üzere, dinleyiciler şiirlerini coşku ile okudular. Dergimiz Gen.Yay.Yön. Şenol Tombaş, kısa bir konuşma ile dinleyicileri selamladıktan sonra kendine ait şirini okudu. Dergimiz Yaz. İşl. Müd. Filiz Çırpıcı Han şiir kitabından bir şiir okudu. Yine Dergimiz şairlerinden İbrahim Özgün her zamanki o güzel üslubu ile okuduğu iki farklı şiiri ile bizleri mest etti. Selamet Dargın, Gülşen Gencer, Numan Dargın, Şair Şenel … şiirlerine adeta ruhlarını da katarak okudular.
            Programımıza iştirak eden, M.Emin Avanaş, Mustafa Aydın, Zeynep Tombaş, Faruk Yılmazer gibi önemli isimlerle sıcak sohbetler ettik.

           Programın üçüncü bölümünde ise Recep Türkoğlu kemençesi ile kulaklarımızın pasını sildi. Dinleyicilerin de eşlik ettiği birbirinden güzel yöresel türkülerle program sona erdi. Gecenin sürprizi ise, Kemençeci Recep Türksoy’un elini öperek herkesi duygulandırma anımızdı! Zira insanın gözleri hiç değişmezmiş ya, sesinden ve görüntüsünden tanıdığımız, Kemençeci Recep Bey, Hikayeci Faruk Yılmazer ve benim 20 sene önceki Biyoloji öğretmenimizden başkası değildi…
           Bu tarihi roman söyleşimizde, başta cancağızım ve oğulcuğum olmak üzere; Halk Edebiyatı Dergisi ekibimiz ve okuyucuları ile misafirlerimize, kıymetli zamanlarından vakit ayırarak bizleri onurlandırdıkları için, her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. İyiki varsınız…