ANASAYFA
ARAŞTIRMA Araştırma Makalesi | Mehmet Ballı

Sarıkamış’ta 90 bin Yalanı!

Sarıkamış Harekatının seneyi devriyesi ile Aralık ayının zemherisinde…
Bir yanlışı daha düzeltmek bize düştü, şükür tarihi romanımızla taçlandırarak…
Her Aralık ayı geldiğinde yazılı ve görsel basın ile sosyal medyada;
‘Sarıkamış’ta 90 bin Türk askeri dondu(!)’ sloganları atılır.
Nede olsa okuyup araştırmak yerine, kulaktan öğrenmeye alışmış bir milletiz, bir de ajitasyonu severiz ya…
İyi de bu ‘90 bin rakamı’ en çok kimin işine geliyor dersiniz, tabi ki Rusların…
Halbu ki işin aslı öyle değildir!..
Şimdi tarihin akışını değiştirecek rakamları bizden okuyacaksınız ve hafızalarınız doğrularla tazelenecek.
Aslında bu rakamları başkası olsa buradan paylaşmaz ve “kitabımdan okuyun” der. Ancak biz yine de vatan, millet, bayrak uğruna kitabımızı almasanız da doğru rakamları öğrenmenizi yeğledik. (Canınız sağolsun…)
Peki, “Hocam sizin verdiğiniz rakamların doğruluğunun kaynakçası nedir?” diye soranlara açıklayalım;
Biz gerçek tarihi romancılar 5T 1A formülü ile çalışırız. Yani arşiv taramaları ile.
Sarıkamış Harekâtı’nın ilk tarihi romanı olan ‘Bardız Kara Düşen Gözyaşları’nı yazarken tam 18 tarih kitabı okuduk ve 52 akademik makaleyi inceledik.
Ayrıca askerliğimizi yaptığımız Sarıkamış’ta 15 ay mekan gözlemlemesi yaparak notlar almıştık.
Araştırma sürecimiz 10 yıl ve yazma da 6 yılımızı aldı. Zaten 5-6 yıldan önce bir tarihi romanın çıkması mümkün değildir. Siz bakmayın öyle fabrikasyon ve ısmarlama sözde tarihi roman çıkartanlar…
Sonra size sorsam şimdi “Türkiye de kaç tane tarihi romancı var?” diye, kaç isim sayabilirsiniz ki, bir elin parmaklarını geçmesi gerçek sayımız…
Neyse konumuza dönersek;
Mekân gözlemlerimdeki aldığımız notlar, özellikle Doç. Ramazan Balcı’nın akademik makalesinde verdiği askeri teçhizat sayısı ve ATAŞE Dairesinden edindiğimiz cephedeki askeri raporlardan oluşan çalışmayı inceleyip bu üçünü üst üste koyduğumuzda ancak gerçek rakamları bulabildik.
Evet, Sarıkamış Harekâtı’nın en başında, Hindistan’dan Bosna’ya kadar geniş İslam coğrafyasında Hilafet Sancağı altında ilan edilen seferberlikle yaklaşık 118 bin civarında kişi başvuru yapılıyor, ancak -Osmanlı askeri stratejisi ve kuralları gereği- bunların yaklaşık 40 bin civarı gayrimüslim olduğu için cephede değil geri hizmette köprü ve yollarda çalıştırılıyor. Bu rakamı düştüğünüz zaman asker sayısı yaklaşık 75 bin yapar, zaten cepheye gönderilen tüfek sayısı da 73 bin civarındadır. Yani cephede fiili olarak çarpışan asker sayımız 75 bindir.
Harp sonunda yaralı, esir düşen, Erzurum’a dönen vb. sağ kurtulanların sayısı 32 bindir. Düşün bu rakamı 75 binden, geriye kalan kaybımız sadece 43 bindir ve bu rakamın sadece ve sadece 12 bini dağlarda donmuştur. Çünkü Allahuekber Dağı’na çıkan Onuncu Kolordu olup onun da sayısı 25 bin civarındadır ve bu rakamın üçte biri sağ kurtulmuştur.
Şimdi soruyorum size 90 bin rakamı hiç verdiğimiz yukarıdaki rakamlarla alakası var mı?
Sonra, Rusların harpte ki kaybı 33 bin civarında olup tamamı da Türk askerlerince keş kurşunla vurulmuştur.
Tabi işin başka teknik detayları ile çok daha ilginç rakamları ulaşmak mümkün ‘Bardız’ tarihi romanımızda okuduğunuzda sizi hayretlere düşürecek: Harbe katılan Türk ve Rus ordu birimleri ile asker ve kumandan sayıları tek tek rakamı çıkarıldığı gibi; aynı zamanda harp sonunda esir düşenler, sağ dönen, yaralılar, kayıplar, firarlar, kurşunla vurularak ölenler, dağda ve ovada donanlar… gibi pek çok gerçek rakam bu kitabımızdan ayrıntılı olarak anlatılmakta…
Son söz;
Tarihine sahip çıkan milletler çınar ağaçları kadar güçlüdürler, sahip çıkamayanlar ise köksüz ağaçlar gibi en ufak rüzgârda devrilirler…
Lütfen, gerçekleri kaynağından okuyalım, doğru insanlardan öğrenelim ve bu emek sarf eden vefakâr-cefakâr insanlara da sahip çıkalım… yazarmehmetballi@gmail.com
https://www.kitapyurdu.com/kitap/bardiz-kara-dusen-gozyaslari-/620479.html
Not! Bu yazı izinsiz kullanılamaz...